ISKARTA ZAMANLAR, ISKARTA HAYATLAR VE BAUMAN

Modernizm, modernite pek pahalıya mal oldu insanlığa. Zymunt Bauman bunu pek güzel ifade etmekte, açıklamaktadır.

Atık kültürün oluşmasın ana sebebi, “Ebediyet” mevhumunun gözden düşmesidir.

Bauman’a göre asıl sorun gezegenin dolmuş olmasıdır.

Bu modernleşmenin zafer yürüyüşünün gezegenin en ufak yerlerine dahi ulaşarak her türlü üretim-tüketim olgusunu piyasa aracılığı ile zapt etmesinin doğurduğu bir metalaşama, ticarileşme ve parasallaşma sürecidir.

Doluluk pek çok görünür sonuç vermektedir. Iskarta insan ve bunun getirdiği bir şey, işsizlik ile tüketilmiş mal ve eşya çöpleri.

Ve bu arada Bauman ilginç bir şeye değinir. Bir varlık olan insanın ıskartaya dönüşmesi ile eşyanın çöpleşmesi aynı şeydir.

Bu ciddi bir sorundur.

Çok derinlikli bir problemler yumağına dönüşmüş gözüküyor. Artık insan hız kesmeden çoğalıp muazzam miktarlara ulaşırken gezegendeki çöp alanları ve atığı geri dönüştürecek araçlar giderek azalmaktadır.

Çağdaş siyasi gündemin merkezine oturan esaslı bir konudur atık insanlar, göçmenler dahildir buna. Ve insani atıkların tasfiyesi dünya ile sınırlı bir yaşam tasavvurunun insan ve doğa karşısında bu denli zalimleşmesi başka türlü izah edilemez.

Taşlılar, göçmenler, emekliler, işsizler modernitenin birer sofralarıdır.

Neden ki bu korkunç üretim iştahının içinde yer almamaktadırlar.

Hiç kimse atık sayılmama güvencesi içinde değildir.

Evrensellik fikri tepetaklak olmuştur.

Sosyal devlet geri çekilmektedir.

Medenileşme çabalarından ayrılıp doyumsuzluğun girdabına kapılmış insanın zamanıdır bu.

Harrari “insan kendini her hangi bir sırada işle yaramaz hissedebilir” diyor.

Ne ki modernite Tanrı’yı aradan çıkartıp aklı yüceltti. Akıl olabildiğine bodozlama, önüne ne katarsa sürükleyip, sağa sola çarpa çarpa, hiçbir ölçü sınır tanımadan gidiyor.

Geleceğin ne getireceğini pek çok kimse kestirmekte zorlanıyor. Yapay zeka, robot insanlar, her şeyin önüne geçen metalaşma para bir çok insani değeri ortadan kaldırıp, onun yerine daha çok kazanmak uğruna bir çok şeyi tahrip edip çok büyük ölçüde kullanım sonucu artık işe yaramaz diyerek dünyayı bir çöplüğe döndürdü.

Bu doluluk nasıl giderilecek.

Göller çekiliyor, kirli atıklar ile zehirlenen balıklar, su altı zenginliği hayvanlar baygın bir biçimde karalara vuruyor.

Gün ve gün artan insan popülasyonuna dünyanın kaynakları artık yeterli gelmeyecek.

Acımasız bir tüketim var.

Bu tüketilen şeyler insanın ihtiyacına yanıt vermenin çok ötesinde, AVM’ler daha çekic hale,

Albenili hale getiriyor ve bir insan bütün gününü yemek içmek dahil ortada geçirmeye meyyal hale geldi, getirildi. Bu insanoğlu için pekte hoş olmayan bir şey demek mümkün. Malthus fena halde yanıldı.

İnsan popülasyonunun savaş ve salgın hastalıklar ile bir dengeyi bulacağını söylüyordu.

Velhasıl biz dünyayı pislettik ve bir çöplük haline getirdik. Tabiat ile barışmanın yollarını acilen bulmamız gerek. Yoksa bu daha fena içinden çıkılmaz bir hale gelecek.

Bir kızıldereli sözü “biz çocuklarımızdan aldığımız mirası güzel kullanmalıyız” bir de bu kadim sese kulak verelim.

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.