TARİHE BÜYÜK YANLIŞ

Türkiye’de aydın, entel, ilerici geçinen bir görüşler 1946’lardan bu yana Demokrat Partiyi hep kötülemiştir, gerici, çağdışı gibi suçlamalarda bulunmuşlardır.

Bu görüşte olanlar CHP ile DP’nin arasına derin görüş ayrılığı yaratmışlardır. Öyle ki CHP’nin iktidar döneminide her yaptığını methetmişler, övmüşler, Demokrat Partinin ve onun devamı olan Adalet Partisinin yaptıklarınıda yermişler, ağır bir şekilde de eleştirmişlerdir.

Ne yazıkki bu iki parti 27 Mayıs 1960 ihtilali sonrası 1961 koalisyon oluşturmuşlar, İsmet Paşa başbakan olmuş. Askerin baskısı ile kurulan bu hükümetin yanlış icraatlarına dokunamamışlardır. Yine 1991 seçimleri sonrası kurulan koalisyon dönemi(AP-SHP idi) (Bu dönem özellikle CHP’nin toparlanma dönemidir) aynı şekilde sukut ile geçiştirilmiş, Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümü üzerine başbakan Demirel’in Cumhurbaşkanı olması için CHP hem destek vermiş, hemde öncülük etmiştir.

Tek parti döneminde Atatürk’ün vefatından sonra İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olması gerektiğini öne süren ve meclistede teklif veren o zamanın başbakanı Celal Bayar’dır. Buna karşılık, Cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü ilk icraat olarak Bayar’ı başbakanlıktan almıştır.

İnönü, Cumhurbaşkanı olduktan sonra Atatürk’e layık görülen “Ebedi şef” ünvanına karşılık “Milli şef” ünvanını benimsemiştir. Ve daha önemlisi paraların üzerinden Atatürk’ü kaldırıp kendi resmini koydurmuştur.

Atatürk’ten uzaklaşmaya başlayan İsmet Paşa döneminde bir kısım milletvekilleri(Bayar, Menderes, Köprülü ve arkadaşları) Demokrat Partiyi kurmuşlardır.

Demokrat Partinin temel felsefesinde Millet anlayışı vardır. Hatta seçim sloganları ve afişlerde el işareti ile gösterilen “önce Millet” sözü hep devam etmiştir. Bu iki partinin temel ayrılığı CHP “Devletçi” DP ise “Milletçi” anlayışına sahip olmalarından başlamıştır. “Millet olmadan, Devlet olmaz” ilkeside Demokrasinin ilk şartıdır.

Geriye doğru baktığımızda yaklaşık 80 yıldır Türkiye’de aydın geçinen, ilerici geçinen kitle hep Demokrat Partiye, Adalet Partisine ve devamı olan görüşe karşı çıkmışlardır. Ne yazıkki, Türkiye’nin büyümesine, gelişmesine, kalkınmasına Demokrat Parti ve Adalet Partisi öncülük etmiştir.

Tarihi saptırmaya yönelik bu yanlışın tartışılması ve gerçeklerin ortaya konulması gerekir.

Bugünün siyasi anlayış ve kadroları ile de bu meseleyi objektif olarak ortaya koymak, değerlendirmek mümkün değildir. Zira bugünün siyasi anlayışında Devlet ilkeleri çok zedelenmiştir. Keza Millet anlayışı da perişan hale getirilmiş, yerini Ümmet yada Tebea ile doldurmaya çalışan gerçekten çağın gerisinde ve “çıkara” dayalı bir iktidar anlayışı bulunduğundan objektif bir değerlendirme yapılması beklenemez.

Öyle ki bugünün ilim ve bilim kesiminden bile bu objektifliği değerlendirme beklenemez.

Hoşça kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.