NE YAZALIM


Evet, bu hafta ne yazalım diye kafamız karışık değil. Yazılacak çok şey var. Türkiye’nin gündemi, Dünya gündemi hele hele İznik gündemi oldukça kabarık.

 

Ama dönüyorum yine İznik’te köpekler konusuna. Bu konuda oldukça uyarıcı yazılarımız oldu. Hatta semt sakinleri olarak 70-80 imzalı dilekçelerimiz de oldu. Ama kimse tınlamadı.

Sağ olsun belediyemiz bize ‘’Tavşanlı cevabı verdi.’’ Hani şu geçen sene medyalarda espri konusu olan Tavşanlılı yaşlıların sabah namazına giderken köpeklerin saldırılarına uğraması üzerine Tavşanlı Belediyesi zabıta memurunun verdiği cevap.

Bize aynı cevaplar geldi.

Ama gün gelir bu hesaplar sorulur, hiç endişe etmeyin. Evet İznik köpeklerin istilasına uğradı. Bunu bilmeyen, anlamayan ya aptaldır, ya köpeklerle düşüp kalktığına göre köpektir.

Çarşı-pazar köpeklerden geçilmiyor. Hayvan hakları diyenler bu köpekleri alsınlar yataklarına götürsünler. Nasıl olur dersiniz?

Kusura bakmayın, sanki ‘’hayvan haklarını’’ başkaları bilmiyormuş gibi bu köpek severler tutturmuşlar bir terane gidiyor. Bakalım nereye kadar gidecekler?

İnsan haklarını bilmeyenler, toplum yaşamını bilmeyenler, insan olduklarını unutup hayvan peşinde koşanlar çıkıyorlar basında medyada ahkam kesiyorlar. Bizim zavallı yöneticilerimiz de bunlara alet oluyorlar. Bunların insan görünümünden utanır oldum.

Vatandaş mahalleden geçmiyor, sokaktan geçemiyor- geçmeye kalksa peşine köpek sürüsü takılıyor, havhavlar, ulumalar, bağrışmalar, bunlar tam gün devam ediyor. Evet tam gün.

Mahallemdeki bu rezaletten şikayetçiyim. Sağ olsun belediyemiz, şikayetçi olduğumuz bu konunun mimarına İznik Belediyesi yazıları olan köpek maması tabakları veriyor. O da gidip göl ve çevrede en hareketli yolların yakınlarına bu tabaklar için temin ettiği ‘’köpek mamalarını’’ koyup köpeklerin beslenmesine, çoğalmasına ve yerleşim alanlarında cadde, sokaklarda insanların dolaştığı yerlerde köpekleri koruma örnekleri veriyor.

Geçen gün bir dostum geldi, Abi artık sabrım kalmadı- Ben kendi kendime çözüm sağlayacağım, memlekette insan hakları kalmamış, yaşama hakkımı korumanın da başka yolu kalmadı, uyuyamaz oldum. Sinir sistemim bozuldu. Başka çarem yok? Bilmem ama günaha girer miyim… diye şikayetlerde bulunuyordu. Çözüm değil dedik ama insanoğlu bir yere kadar sabreder.

Bence insan sağlığı yönünden, huzur yönünden toplumsal yaşam yönünden hangi açıdan bakarsanız bakın İznik’te pek çok yanlışın ve beceriksizliğin yanında hem ön sıralarda bu köpek konusu çok çok önemlidir.

Nasıl anlatayım bilmem ama bir ilçede köpeklerden geçilmiyorsa ve bu herkesi-köpekçiler hariç-rahatsız ediyorsa o makamlarda oturanlara niye oturduklarını sormak hakkımızdır. Seçilmişlere ‘’sizi de köpekler mi seçti’’diye sormak gerekir. Atanmışlara da en azından ‘’hiç mi duymuyorsunuz’’ diye sormak gerekir.

Bakalım hangileri bu işin üstesinden gelecek ya da gelemeyecek. İş artık ankete dönüştü.

Hoşça kalın

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.