VURGUN DÜNYASI MI?


Hep söylüyoruz, yazıyoruz, İznik, tarih kokan bir hazine. Bizansı, Roması, Selçuklusu, Osmanlısı hepsi birer tarih deposu. Şöyle biraz anlayarak izlemeye kalksanız, günler yetmez. Bu denli tarihi dokusu olan bu şirin ilçe de son 8-10 senedir tarihi yapılar ne alemde?

Yeşilcami yıllarca onarıma alındı. Basit bir-iki göz boyamadan başka bir şey yapılmadığı anlaşıldı. Kim bu işi aldı ise kaça aldı ise vurgunu yaptı geçti.

İznik Müzesi bilmem ama herhalde 10 seneyi buldu, kapalı. Nedeni de tam açıklanmadı, söylentiler tarihi eserlerde kayıpların olduğu yönde. İnanmak istemiyoruz ama galiba söylentiler doğru.

Dünya’nın en büyük yapısı da olsa bir düzenleme, bir onarım bu kadar uzun sürmez. Mutlaka bir bit yeniği var.

Süleymanpaşa Medresesi de aynı akıbete uğradı. Onarım diye çini çarşısı olarak kullanılan bu yerde hizmetten mahrum bırakıldı. Hala açılması bekleniyor. Dıştan görünüşe göre de yapılan onarım göz boyamadan başka bir şey değil.

Mahmut Çelebi Cami ise şaşılacak bir tablo karşımızda. Kaç senedir ibadete kapalı, onarılıyor, ama bir türlü bitmiyor. Haa bu cami onarımlarında birde tuhaflık var. Aynısı Yeşilcami’de de yaşandı. Her iki caminin minaresine kılıf geçiriliyor.

Hani bir söz vardır: “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” diye. Bu minarelerde ne arıyor bu kılıflar bir türlü aklım almadı. Çünkü minarelerde onarım falan yok. Öylece duruyor. Ama bu kılıfların minarelere takılmasının belki de bilinmeyen bir nedeni vardır.

İstanbulkapı desek geçişlere de kapatıldı. Orada da ne, neler oluyor belli değil.

Roma Tiyatroları zaten kapalı kutu. Daha önceleri kazı filan yapılıyordu. Eh işte eğitim amaçlı diyorduk. Şimdi o da yok. Tarihi tel örgüler içine almışık. Oysa bizim çocukluğumuzun oyun sahaları idi.

Gölde yine bizim çocukluğumuzdan bildiğimiz Bazilika yeni bulundu diye yutturuldu ama, sahil yolundan bile tecrit edildi. Su altında neler oluyor, senede birkaç ay sualtı elemanları geliyor, dalıp çıkıyorlar, ne arıyorlar, paramı, sikkemi sahi burası içinde türlü türlü söylentiler üretildi taa Recep Başkan zamanından beri.

Şimdi oturup bir değerlendirme ve genelleme yapıyorum.

Ortada yapılan hiçbir hizmet yok. Sanki aklıma bu tarihi eserleri yontuyorlar gibi bir his geliyor.

Yani bir şeyler yapılıyor ama hepsinde de bir bit yeniği var gibi geliyor. Çünkü yapılan ortada ama ötesi karanlık. İşin için cıvıkmı cılıkmı desen bir takım vurgunların olduğu düşünceleri İznik kamuoyunda yıllardır söyleniyor.

Biz gördüklerimizi ve duyduklarımızı dile getirmeye çalışıyoruz. İşin esası çok ciddi araştırmaları ve değerlendirmeleri gerektirir. Devletin bunu yapacak ciddi kuruluş ve kadrolarının olması gerekir.

Her şeyi danıştay denetimine bırakmamak gerekir. Türkiye de sağlam kalan zaten bir Danıştay var. Ama onunda çalışmalarını topladığı raporlar ne acıdır ki Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açılmadan kapatılıyor.

Onun için Devletin, hemen hemen her kademede var olan denetim ve inceleme birimlerinin şu İznik’te olan biteni bir inceleyip kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz.

Hoşça kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here