AŞKIN EN TATLI HÂLİ: SARAH MEVSİMLER’DEN “ÇİLEK”

0

Bazen bir şarkı ilk notasında kendini ele verir. Daha sözler tam başlamadan, melodinin içindeki duygu size bir şey anlatmaya başlar. İşte bazı şarkılar vardır; sadece dinlenmez, hissedilir.

Kalbin bir yerinde küçük ama kalıcı bir iz bırakır.
Ben Vural Korkmaz.
İznik Gazetesi için yıllardır müziğin içinden gelen hikâyeleri yazmaya, sanatçıların seslerinin arkasındaki duyguları okuyucularla paylaşmaya çalışıyorum. Çünkü müzik sadece ritimlerden ibaret değildir; her şarkının arkasında bir hikâye, bir kırılma anı, bazen de bir kalp çarpıntısı vardır.
Bir süre önce İznik Gazetesi adına sevgili Sarah Mevsimlerle gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportajı hatırlıyorum. Sarah Mevsimler, müzisyen (musician) ve şarkıcıdır (singer). Sarah Mevsimler sanatçının sahne adıdır. O sohbet sırasında Sarah’ın müziğe bakışında çok net bir şey fark etmiştim: O, şarkı söylemekten çok hikâye anlatmayı seviyor. Şarkıları onun için sadece melodiler değil; duyguların başka bir dili.
Şimdi Sarah Mevsimler, dinleyicisinin karşısına yeni bir şarkıyla çıkıyor: “Çilek.”
Şarkının söz ve müziği Sarah Mevsimler’in imzasını taşıyor. Düzenlemede Emre Parlar, aranjesinde Anıl Umut var. Klip yönetmenliğinde ise Yahya Egecan İnce bulunuyor. Yani bu şarkının mutfağında güçlü bir ekip ve dikkatli bir üretim süreci var.
Ama “Çilek”i özel kılan şey yalnızca teknik tarafı değil.
Şarkının hikâyesi oldukça sade ama bir o kadar da derin. Şarkıda anlatılan kadın karakter; sevdiği erkeğin en küçük detaylarına bile hâkim olan biri. Onun yürüyüşünü, bakışını, belki de susuşunu bile tanıyor. Hatta öyle ki, onu “gölgesinden bile tanıyabileceğini” söylüyor.
Bu, aslında aşkın en gerçek hâllerinden biridir.
Birini gerçekten sevdiğinizde, onun dünyasını ezberlemeye başlarsınız.
Nasıl güldüğünü…
Ne zaman sustuğunu…
Hangi cümleyi kurmadan önce nefes aldığını…
“Çilek” tam da bu duygunun içinden konuşuyor.
Ama şarkının bir de kırılgan tarafı var.
Çünkü o erkek karakter, herkese kendini açan biri değil. Belki dünyaya karşı kapalı bir insan. Ama kadına karşı bambaşka bir yüzü var. Şarkının en çarpıcı duygusu da burada ortaya çıkıyor:
“Kimse bilmez mi, kimse tanımaz mı seni benden başka?”
Bu cümle aslında şunu anlatıyor:
Kadın, o erkeğin gerçek yüzünü görebilen tek kişi olduğuna inanıyor.
Fakat her aşk hikâyesi gibi bu hikâyede de bir çatlak var. Çünkü erkek bazen kendini kapatıyor. Ulaşılamaz oluyor. Ve o anlarda kadın, sevdiği insanın kalbine yeniden ulaşamamanın acısını hissediyor.
İşte “Çilek” bu yüzden sadece romantik bir şarkı değil. Aynı zamanda ulaşamamanın yarattığı o ince sızı hakkında da bir hikâye.
Tam da burada insanın aklına ister istemez şu sorular geliyor. Çünkü bir şarkının ortaya çıkışı bazen en az şarkının kendisi kadar merak uyandırıcıdır. Şimdi sevgili Sarah Mevsim’ler ile olan kısa röportajımıza göz atalım.

Sarah, gerçekten merak ediyorum… “Çilek”in hikâyesi nasıl doğdu? Bu sözleri yazarken gerçek bir hikâyeden mi ilham aldın, yoksa tamamen kalbinin ve hayal gücünün seni götürdüğü bir duygunun ürünü müydü?

– kalp var hayal gücü var..bir de etkenler var:) Bana kalırsa hayal gücünün yüksek ama somur anlamda etkenlerin de başrol olduğu bir şarkı.

Sarah, sen bu şarkıyla ilk karşılaştığında neler hissettin? Demoyu ilk dinlediğin o anda “işte bu benim şarkım” dediğin bir an oldu mu, yoksa şarkıyla arandaki bağ zamanla mı oluştu?

-Yaptığımda kesinlikle müziğini çok sevdim ve sözlerinde sanırım bazı acıların izleri vardı bu yüzden bağ zaten vardı ama zamanla şarkıyı daha çok sevdim ve bu bağ güçlendi:)

Emre ve Anıl ile stüdyoda bu şarkıyı birlikte şekillendirirken neler yaşandı? İlk demo ile bugün dinlediğimiz final versiyon arasında nasıl değişimler oldu, “Çilek” stüdyoda nasıl bir yolculuktan geçti?

-Aslında bu biraz karmaşık Emre hocam çok değerli sevdiğim biridir.Şarkının ilk ham hâli aynı anda gitar artı solo kayıt şeklinde Emre hocamla kaydettik.Sonra şarkıyı Anıl’a gönderdim aranje için.üstüne aranje yaptı.Direk o kayda aranje yapılınca sanırım soundda bazı pürüzler gelişebiliyor aranje sürecinde.Bugün baktığımda aranjeden sonra daha net, temiz bir kayıt alsaydık daha iyi olurdu diye düşünüyorum.İkisine de teşekkür ederim:)

Egecan’ın, bu kadar duygusal ve narin bir şarkıyı klibe dönüştürürken kafasında nasıl bir hikâye vardı? Klipte gördüğümüz sahnelerin arkasında nasıl bir yaratıcı süreç yaşandı?

-Aslında kurgu benim kafamdaydı zaten.Stüdyoya bir kasa çilek,ayıcık ve gitarla gelmiş bir kız düşünün..Egecan yansıtmak istediğim şeyi çok iyi kavradığı için beni illa şunu yapalım bunu yapalım gibi zorlamadı.Özellikle nasıl daha iyi olabilir noktasında yönlendirmeler yaptı doğal akışında şarkının ruhunda bir klip oldu.Teşekkür ediyorum kendisine:)

Sarah, şunu gerçekten merak ediyorum.
“Seversin Sen” ve “kapsama Alanı” adlı şarkılarındaki atarlı kız mısın?
Yoksa “çilek” adlı şarkındaki duygusal kız mı? Hangisi sensin?

– :)haahaha(kahkahalar) işte bu güzel bir soru.İkisi de benim ya da hiçbiri değilim.
Benim şarkılarımla buluştukça; şarkılarımdaki aktardığım duygular, şarkılarımın ruh hâli ve tarzları sizi şaşırtabilir..Çünkü gerçekten farklı ve çok geniş.Sosyal hayatta özellikle iş yerinde sizden standart olmanız beklenir aynı kalıplar,dar bir çerçeve,benzer ve görünmez olma zorunluluğunuz vardır.Oysa Sanat öyle mi..Müzik öyle mi..Özgür olamayacaksak müziğin ne anlamı var ki:)

Sarah, sana en samimi sorumu sormak istiyorum… “Çilek” senin müzik yolculuğunda nasıl bir yerde duruyor? Sence bu şarkı senin için yeni bir dönemin, yeni bir kapının başlangıcı olabilir mi?

-Şarkıma güveniyorum Vuralcım, iyi olduğundan eminim.Kendim de arada açıp dinliyorum:) kesinlikle bu çok güzel ve samimi bir şarkı. En keyif veren hâli de arabada yüksek sesle dinlemek:) Tabi ki yeni bir dönemin ve kapının başlangıcı olabilir ve gene ekliyorum şaşırtabilirim başka şarkılarım da var takipte kalın:)

Bugün müzik dünyasında yüzlerce şarkı yayınlanıyor. Ama bazı şarkılar vardır ki insanın kalbine daha yavaş ama daha derin bir şekilde yerleşir.
“Çilek” biraz öyle bir şarkı gibi.
İsmi tatlı.
Hikâyesi kırılgan.
Duygusu ise oldukça gerçek.
Sarah Mevsimler’in yorumunda da bu samimiyeti hissediyorsunuz. Şarkıyı dinlerken sanki biri size bir aşk hikâyesini fısıldıyormuş gibi. Büyük dramatik çıkışlar yerine, daha içten ve daha sakin bir anlatı var.
Belki de bu yüzden şarkının etkisi daha uzun sürüyor.
Çünkü bazen müzik gürültüyle değil, samimiyetle akılda kalır.
Sarah Mevsimler’in müzikal yolculuğunu takip eden biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Her yeni işinde kendi duygusunu biraz daha açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bu da dinleyiciyle kurduğu bağı güçlendiriyor.
“Çilek” de tam olarak böyle bir iş.
Birine sarılarak uyuma isteği…
Onun dünyasını herkesten iyi bildiğini düşünmek…
Ama bazen o dünyaya ulaşamamanın verdiği kırılganlık…
Aşkın en gerçek hâlleri belki de tam olarak bunlar.
Sevgili Sarah Mevsimler’in yeni şarkısı “Çilek”, işte bu yüzden sadece bir müzik çalışması değil. Aynı zamanda bir kalbin içinden geçenleri anlatan küçük ama etkili bir hikâye.
Ve bazen bir şarkı, gerçekten de bir insanı anlatır.
Ama bazen de…
Bir şarkı, hepimizi anlatır.

Leave A Reply

Your email address will not be published.