NE GÜNLERE KALDIK


Bir gazete haberi, aynen aktarıyorum:

AKP, Adıyaman İl Başkanının sahibi olduğu kuruluş yıldönümü töreni, devlet bürokratlarının akınına uğramış. Vali, rektör, il jandarma alay komutanı, il emniyet müdürü, il müftüsü, özel idare genel sekreteri, belediye başkanının katılımı ile gerçekleştirilmiş. Toplu fotoğrafı da mağaza sahibi sosyal medyada paylaşmış.

Yani, il başkanının dükkanının 31. seneyi devriyesi tam bir devlet töreni ile kutlanmış.

Buna benzer bir olayı 7-8 sene önce İznik’te de yaşamıştık. Belediye bahçesinin yanındaki sokakta AKP’li bir kardeşimizin ayakkabı mağazasının açılışı “bakan bey” tarafından yapılmıştı.

Adıyaman il başkanının mağazası epeyde hizmet vermiş demek. Kolay mı, 31. senesi kutlanıyor. Bu mağazada ne alıp sattığını öğrenemedik ama Adıyaman’ın en üst kademesi hemde topluca resmi giyimleri ile gelip kutlamada bulunduğuna göre valla ne mağazası olduğunu çok merak eder oldum. Acaba sarraf falan mı diye düşünüyorum. Öyle ise koca devlet erkanına herhalde çeyrek altın falan ikram etmiş olabilir.

Aklıma taa… 1980’li yılı geldi. 12 Eylül 1980’e kadar resmen Adalet Partisi ilçe başkanı idim. 12 Eylül İhtilali’nden sonra da yasaklı başkandım. Ve Adalet Partisi o dönemde iktidarda idi. Yani, o dönemde iktidarın ilçe başkanı idim.

İlçe bazında bana “başkanım” diyen memurlar, amirlerde vardı, Şefik veya Şefik Bey diyenlerde.

İznik, zaten küçük bir ilçe. Memurları, amirleri az-çok yakından tanıma imkanım vardı, tanıyordum da.

12 Eylül İhtilali’nden sonra bu bildiğim, tanıdığım bürokratların bazıları bana selam bile vermez oldu. Bir kısmı ise eskiden olduğu gibi normal, medeni davranışlarına devam ettiler. Bu ilişki hep devam etti. Bu bürokratlar benim için bugün bile değerli insanlardır, saygın insanlardır.

Ve 12 Eylül’den kısa bir süre sonra yeğenimin evlenme düğününde bu arkadaşları düğün yemeğine davet ettim, kırmadılar, geldiler, onur duydum.

Birkaç ay sonra bu olayları Ankara’ya gittiğimde Süleyman Demirel’e evinde sohbette aktardım. Rahmetli Demirel şöyle bir düşündü, sonra oturduğumuz koltukta elini dizime koyarak “-eyi yapmışsın, güzel bir şey olmuş. Yahu, dur, bana ufuk açtın” dedi. Sohbetimiz çeşitli söyleşilerle devam etti.

Bu ziyaretten birkaç ay sonra Demirel bir yakınının evlenme merasiminde nikah şahidi olarak basında görüntülendi. Bu, ihtilalden sonra konulan sansür ve yasakların delinme haberi idi. Ondan sonra Demirel sık sık basında, cemiyet haberleri arasında yer aldı.

İhtilalcilerin koyduğu yasaklarda deline deline kevgir olmuştu. Bu gelişmeler Demirel’i: “Bir bilen yaptı” “Baba” yaptı. Fiilen pek çok yasak “etkisiz” hale geldi.

Böylece Demirel’i 12 Eylül İhtilali de milletin sinesinden silememişti. Belki, bu olay bir ilçe başkanı ile genel başkanı birbirine çok yakın hale getirmişti.

Yıllar ne kadar çabuk geçmiş, daha dün gibi geliyor insana.

Haa, Adıyaman il başkanı. Hiç merak etme seninde “devlet törenin” bitecek, sende….

Hoşça kalın.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here