İŞTE O SES – YAĞMUR ERDAĞ

0

Her hafta birbirinden özel seslerin isimlerini siz değerli okuyucularımız ile buluşturmaya devam ediyoruz. Bu projeyi ben son zamanlarda özellikle bir amaç haline getirmiş bulunmaktayım. Mikrofon arkasındaki saklı kalmış isimleri ortaya çıkartmak ve onlar ile röportajlar yapıp hayat hikayelerini Gazeteye aktarmak kadar güzel bir şey yok hayatta. Başta İznik Gazetesi ekibine ve bu röportajları samimiyet ile okuyan sevgili okuyucularımıza sonsuz teşekkürler. Bu hafta sevgili Yağmur Erdağ ile seslendirme sektörü üzerine harika bir röportaj yaptık. Kendisi nasıl başladı? Gelecek zamanda kendisini bu sektörde nasıl görüyor ve bu işi yapmak isteyen genç arkadaşlarımıza ne gibi tavsiyeler verebilir gibi tüm sorularınızın cevapları bu röportajımızda.

 

Seslendirme sektörüne nasıl başladınız?

 

Seslendirme sektörüne abimin vesilesiyle girdim. Beni Jan Peridar ile tanıştırmıştı. Kendisi Disney’in çeşitli işlerinin prozodilerini ve müzik direktörlüğünü yapmaktadır. Bu vesileyle bir karakterin test kaydına girmem ile başladı maceram ve o gün benim için unutamadığım en harika günlerden bir tanesi olmuştur her zaman.

 

İlk ses verdiğiniz karakteri ve seslendirme hayatınız boyunca ses verdiğiniz bir kaç karakter isimleri?

 

İlk ses verdiğim karakter Disney Junior’da yayınlanmış olan Fancy Nancy Clancy adlı dizide Nancy karakterinin vokal sesiydi. Ama sesimle bu sektörde yaptığım ilk iş Trulli hikayeleri adlı dizinin intro şarkısıydı. Bingo ve Rolly adlı dizide Rolly karakterinin, Barbie Chelsea’nin, Alice’in harikalar pastanesinde Alice karakterinin, firebuds (yardım takımı) dizisinde Bo karakterinin, Civciv takımı dizisinde sweetie karakterinin vokal sesleri olmakla birlikte, Roketçi dizisinde Kit karakterinin, Barbie Mermaid power filminde Aquariyah karakterinin, Barbie Skipper ve harika bebek bakıcılığı macerası filminde Joy karakterinin, cocomelonda ise Bayan Appleberry ve Cody karakterlerinin hem dublaj hemde vokal sesiyim. Onun dışında Aslan koruyucuları, sofia the first ve benzeri projelerde de şarkılarını seslendirdiğim birçok karakter oldu.

 

Kendi sesinizi sosyal mecralarda veya TV de duyunca nasıl tepkiler veriyorsunuz?

 

Açıkçası çok garip bir his, çünkü bu sektöre tamamen şans ile atıldığımı hissediyorum. Yıllarca çok değerli insanlarla tanışıp, onlarla çalışma fırsatını yakalamak hala bir hayalmiş gibi geliyor. Kendi sesimi duymaya daha yeni alışmaya başladım,  küçük yeğenim dizi izlerken sesimi duyunca çok şaşırıyorum.

 

Her insan seslendirme yapabilir mi neler gerekiyor?

 

Seslendirme yapmak konusunda hala öğrenmem gereken birçok şeyin olduğunun farkında olmakla birlikte bu soruya şöyle cevap vermek istiyorum; Seslendirme yapmak aslına bakarsanız belirli bir kesimin, özellikle küçük çocukların yaşamının önemli bir  parçası olmak anlamına geliyor  ve bu çok değerli birşey. Her sanat türü gibi öğrenilebilir fakat işin içinde bulunup, bunu yapmış kişilerle çalışıp, bu ortamda vakit geçirmediğiniz  sürece gelişen bir yetenek değil bence. Verilen duygu ve takınılan tavrı aslında zaman ile kavrıyorsunuz ki ben hala bunu yapmaya çalışıyorum.

 

Son zamanlarda seslendirme sektörünü ve meslek hayatınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Yoğun, hiç olmadığı kadar yoğun ve bir o kadar eğlenceli. Durgun dönemlerden de geçiyoruz, yaptığımız işler arasına uzun bir dönem girebiliyor ve bu üzücü olsada günün sonunda  sevdiğim meslektaşlarıma bir araya gelerek çalışmak bana epeyce mutluluk veriyor.

 

Seslendirme sanatçısı olmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

 

Kesinlikle vazgeçmeyin derim. İlk başlarda çok kısa vadeliymiş gibi gelebilir size, belki devamlılığı olma ihtimalini azalıyormuş gibi hissettirebilir fakat önemli olan vazgeçmeden devam etmek. Geçirdiğiniz yıllar boyu birçok insandan çeşitli şeyler öğreneceksiniz ve bu tabiki hiçbir zaman bitmeyecek. Tanıştığınız, çalıştığınız her insandan birşey kapacaksınız, bu yüzden pes etmeyin.

 

Bu sektörde gelecekte kendi konumunuzu nasıl görüyorsunuz?

 

Gelecek konusunda konuşmayı pek seven biri değilim çünkü konu gelecek kaygısı olunca bu beni biraz huzursuz edebiliyor. Fakat gelecekte kendimi iyice geliştirmiş, kendine daha çok güvenen bir sanatçı olarak görmeyi arzuluyorum. Umudum mesleğimin hakkını vererek yapmak ve yaptığım işten keyif alıp aynı zamanda tatmin olabilmek. Tabiki bunu yaparken başka kişilerede ilham olabilirsem ne mutlu bana.

 

 

 

Leave A Reply

Your email address will not be published.