İLBER ORTAYLI İLE BİRLİKTE OLMAK GÜZEL

Yaşamartı ciddi program çerçevesinde İlber Ortaylı ve arkadaşları geziyorlar.

14 Ekim Pazar günü Adapazarı’ndaydılar. Gittim, izlemek ve dinleme imkanına sahip oldum. Çok kalabalıktı. Sonunda bir sertifika veriyorlar.

Yararlı olmak bir başka şey gibi.

Hele İlber Ortaylı gibi bir insan olursa, onunla birlikte olmak, gerçekten insanı olmak yolunda kanatlandırıyor.

İlber Ortaylı engin bir bilgi sahibi ve öyle ki bu bilgisini başka bilgilerle de sarmalayıp bir bütünlüğe ve tüme varmış bir insan. Güzel de konuşuyor. 70 yaşında. Yani benden 3 yaş küçük.

Deniz Bayramoğlu’ndan sonra İlber Ortaylı büyük alkışlar içinde geldi. Anlattıklarını kelimesi kelimesine, motamot aktarmak isterdim ama şöyle bir toparlamaktan başka çare yok.

Bizde çok büyük ölçüde diplomaya bakıyorlar. Adam Sümeroloji okumuş, haritada Sümerlerin yaşadığı yeri gösteremiyor.

Bizde kütüphane, kütüphanecilik çok zayıf. Öyle ki kütüphaneciliği bir bayan mesleği olarak kabul ediyorlar. Gerçekten ilk kez kütüphanecilik okulları açılırken John Dewey bu mesleği bayanlar için düşünmüş. Bana öyle geliyor ki onların daha derli toplu, düzeni seven, titiz bir kişilik yapısına sahip olma özelliği dikkate alınmış olmalı. Oysa ki kütüphanecilik bir bilgi ve birikim işi. Eğer hatırlarsanız ve seyrettiyseniz Love Story adlı filimde oynayan aktris bir kütüphaneci idi.

Oysa ki Volga boylarında ki, Rusya’da ki kütüphanelerde çalışan kimseler büyük bir bilgi ve donanım sahibi.

Akşam Teke Tek programında Fatih Altaylı, İlber Ortaylı ve Celal Şengör İslam’da Bilim, Atatürk’ün Bilim Anlayışını konuşurlarken yine bu hususa değinildi. Bizde kütüphanelere çalışmak, incelemeler yapmak için gitmiyorlar, çocuklar ders çalışmak için gidiyorlar.

İş diploma derdi değil, iş işini iyi yapabilmekte.

Bir mühendis ile usta aynı parayı alabilmeli. Bu memleket o zaman düzlüğe çıkar.

Tanıdığım iyi iş yapan bir isim var. Bir işim oldu. Bana bu işi yapacak bir adam buluver, dedim. Getirdiği adam, aptalın biri idi. Neden ki kendi cemaatinden, kendi yakınlarından birini getiriyor. İşinin ehli mi, değil mi ona bakmıyor.

Bizde ara eleman yetiştirmek gibi bir dert yok.

Bir ara İngiltere’de ara eleman olarak çalışan Polonyalılar vardı. İngilizler bunları ülkeden ayırmak istediler.

Bu elemanlar büyük afişlerle bir işçiye yer vererek bunu protesto ettiler. Bunları mı atmak istiyorsunuz, diye yazıyordu o afişlerde. Ve sonra İngilizler bu işten vazgeçtiler.

Mutlaka ana dilinizden başka bir dil öğrenin. Dünyadan haberiniz olsun.

Mutlaka her gün sevdiğiniz bir yazarı okuyun.

Sevdiğiniz hikayeleri, romanları okuyun.

Dünyanın sanatından, edebiyatından haberiniz olsun.

Özellikle şiir okuyun.

Önümüzdeki yıllarda iki büyük engel çıkacaktır. Bunlardan haberiniz olsun. Bunlardan biri Nepolitizm. Neo İtalyanca yeğen demektir. Yani yeğeni, yakınları, akraba-i taallukatı kayırmak, yahut bir partiye, bir cemiyete, kulübe yakınını kayırmak.

Bu Rönesans da ortaya çıkan bir durum. O zaman papazlar biraz zayıf bir hale geliyorlar. Papaz bir çocuk yapınca bunu ya bir kardeşinin yada bir yakınının üstüne yazdırıyor. Daha sonra papaz onu ya bir yere kardinal olarak alıyor. Yada kilisede bir göreve.

İkinci engel megaloman. Ve geriatrizim engeli. Bu ne demek? Megaloman çok ciddi bir rahatsızlıktır. Büyüklük hastalığı.

Geriatrizm, ihtiyarlar saltanatı.

Bu tiplerle, bu bariyerlerle çok karşılaşacaksınız. Siz işinizi iyi yapın ve yaptığınız işi sevin.

Evlendiğiniz zaman mobilyacı  mobilyacı gezmeyin. Eşyayı bir yana bırakın. Dünyayı gezin. Dünyadaki insanları, coğrafyaları tanıyın. Ben bir dersimde bir öğrencime bir Türkiye haritası çiz dedi. Acayip bir şey çıktı ortaya.

Kendinizi yetiştirin.

Kadın iyi iş yapmayan kocasından hoşnut değildir.

Erkekte önüne çorba koymayan kadından hoşnut değildir. Ondan sonra dırdır başlar.

Yani hayat bilgisi. Eskiden okullarda “Hayat Bilgisi” dersi vardı. Ve bir hayli de iyi idi. Onlar küçük çocukların iyi yetişmesi içindi.

İlber Ortaylı büyükler için bir hayat bilgisi dersi verdi.

Bir de çocuklarınızı iyi yetiştirin dedi. Mutlaka onlara yatmadan önce bir masal, hikaye okuyun, anlatın. Dua mı, ne yapacaksanız yapın.

HEP KENDİNDEN SÖZ EDEN, DURMADAN ÖĞÜNEN, BÖBÜRLENEN İNSANIN SÖYLEYECEK SÖZÜ YOK DEMEKTİR.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.