KIBRIS


Bitmeyen sorunlarımızdan birisidir Kıbrıs.

6-7 Eylül 1955’ten başlayan, 1955-1960 Londra ve Zürih Antlaşmaları ile çözüme başlayan, Papaz Makarios’un oyunları ile sarsılan Kıbrıs sorunu en son 1975 Kıbrıs Barış Harekatı ile son bulan, ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devletinin iyi yönetilmemesi ve özellikle de ilan edilen K.K.T.C. Devletinden sonra yine Kıbrıs’ın bütünlüğü üzerine yürüttüğümüz yanlış politika yüzünden Dünya’da birkaç ülke dışında tanınmayan bir devlet oluşu, bugün bile yeni yeni sorunlar yaratmaya devam ediyor.

Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de en önemli stratejik konumu ile bölgenin dikkatini çeken bir ada.

Kıbrıs,bu hali ile sadece Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin ve Rumların ülkesi değil, aynı zamanda Ortadoğu’da yıllardır çıkarları olan ve gelecekte de çok önem taşıyan askeri, ekonomik yönleri ağırlıklı bir ada.

Taa… gençlik yıllarında “Ya Taksim, Ya Ölüm” , “Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacaktır” sloganlarını hatırlarım. Tarihi gelişimi böyle.

, Kıbrıs bugün için sıkıntıları olan bir ada. Haçlı zihniyeti Kıbrıs Rum Kesimini Avrupa Birliğine almakla, o kısmın ekonomik şartları iyileşmiş durumda. K.K.T.C. ise büyük oyunlar ve baskı altına alınarak Rum Kesimi ile birleşmeye “Evet” demiş idi. Bu büyük faciayı Rum Kesimi “Hayır” demekle önledi.

Biz hala meselenin özüne dönebilmiş değiliz.

Kuzey Kıbrıs’ta yapılan siyaset hataları, Türkiye’nin de buna alet olması ve özellikle de bu güne kadar Türk Kesiminde ekonomik ve sosyal sorunların çözülmemiş olması, bırakın Kıbrıs Türkünü, Kıbrıs Cumhurbaşkanını bile yanlışa yönlendirmiştir.

Ne diyor K.K.T.C. Cumhurbaşkanı; Türkiye’nin Suriye’de ki meşru savunma haklarını yok sayarak Kıbrıs Barış Harekatını da bir savaş, bir saldırı gibi görüyor. Çok acı sözler bunlar.

Hani bir söz vardır, Sakallı Celal söylemiş;

“Bu kadar cehalet, ancak tahsil ile mümkündür”

Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı bu kafada ise o zaman daha çoook işimiz var demektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here