Bazı karşılaşmalar vardır…
Bir röportaj gibi başlar ama aslında bir bağa dönüşür.
Sorular sorarsın, cevaplar alırsın ama aklında kalan şey cevaplar değil, o cevapların taşıdığı duygudur.
Geçtiğimiz aylarda Hazer Yakut ile yaptığımız o samimi sohbeti hatırlıyoruz.
Kelimelerini süslemeyen, hissettiklerini olduğu gibi anlatan biriydi.
Sanki konuşurken bile içinde bir melodi taşıyordu.
Ve o gün, fark etmeden şunu hissetmiştik:
Bu anlatılanlar bir gün bir şarkıya dönüşecek.
Şimdi o his, bir şarkı olarak karşımızda duruyor:
“SİS.”
“SİS”, ilk anda kendini ele veren bir şarkı değil.
Seni bekliyor.
Sabırla… sessizce…
Ve sen fark etmeden içine çekiliyorsun.
“Akşam uzar, cam buğulu
Takvim döner, yok olurum…”
Bu sözler bir manzara çizmekten çok daha fazlasını yapıyor.
Bir ruh hâlini anlatıyor.
Zamanın geçmesine rağmen hiçbir şeyin değişmediği o anları…
Camın buğusu gibi…
Her şey orada ama hiçbir şey net değil.
Şarkının en dokunaklı tarafı, hepimizin tanıdığı ama çoğu zaman dile getirmediği duygulara dokunması.
“İçimde kapalı bir düğüm
Çözemiyorum, gelse dururum…”
Hepimizin içinde bir yerlerde duran o düğüm…
Bazen geçmişten kalan, bazen hiç yaşanmamış şeylerin ağırlığıyla oluşan…
Hazer Yakut bu şarkıda o düğümü çözmeye çalışmıyor.
Onu olduğu gibi kabul ediyor.
Ve belki de bu yüzden şarkı bu kadar gerçek hissettiriyor.
Çünkü hayat her zaman çözüm sunmaz.
Bazen sadece hissettirir.
Şarkının kalbinde yatan o cümle ise insanın içine yavaşça yerleşiyor:
“Ne zaman umutla perdeyi açsam
Gece iner, sis dolar.”
Bu iki satır, bir duygunun özeti gibi.
Tam her şey değişecek derken…
Tam yeni bir başlangıç olacakken…
Bir şey olur.
Ve her şey yeniden bulanıklaşır.
İşte o anın adı bu şarkıda “sis.”
Şarkının arkasındaki ekip de bu duyguyu bozmadan, büyütmeden, olduğu gibi bırakmayı tercih etmiş.
Söz, müzik ve düzenlemede Aytaç Kart imzası, parçanın baştan sona aynı duyguda kalmasını sağlıyor.
Gitarlarda Eren Gökçe dokunuşu, şarkıya hafif ama etkili bir yalnızlık katarken; mix ve mastering sürecinde Aytaç Kart ile birlikte Kadim Tekin yer alıyor.
Kayıtların Theory X stüdyosunda alınmış olması da bu özenli sürecin bir parçası.
Görsel tarafta ise klipte Ozan Sağ imzası bulunurken, görüntü yönetmenliğini Ahmet Uğur Kalaycı üstleniyor. Makyajda Ceren Kayış, albüm kapağında ise yine Ozan Sağ’ın estetik bakışı yer alıyor.
Hazer Yakut ile yaptığımız o röportajda en çok hissettiğimiz şey, onun samimiyetiydi.
Sanki anlatacak çok şeyi vardı ama hepsini kelimelere dökmek yerine bir kısmını içinde tutuyordu.
“SİS”, işte o içinde kalanların sesi gibi.
Söylenmeyenlerin, yarım kalan cümlelerin, içe atılan duyguların…
Bir anlamda bu şarkı, bizim için sadece yeni bir çalışma değil.
O gün başlayan sohbetin devamı.
“SİS” bir şarkıdan fazlası.
Bir ruh hâli.
Bir iç konuşma.
Bir kabulleniş.
Dinlerken kendinden bir parça bulacağın,
Belki de hiç söyleyemediğin bir duyguyu fark edeceğin bir yolculuk.
İznik Gazetesi olarak, daha önce tanıma fırsatı bulduğumuz bu samimi sesin şimdi bir şarkıyla yeniden karşımıza çıkması bizim için ayrı bir anlam taşıyor.
Çünkü bazı sanatçılar sadece müzik yapmaz…
Bir his bırakır.
Ve Hazer Yakut, “SİS” ile tam olarak bunu yapıyor.
