Yazı Detayı
09 Ocak 2018 - Salı 09:04
 
HAYAT, AĞAÇLAR VE BİTKİLER
Erdoğan Sunar
 
 

Cennet sözcüğü Arap dilinde, bitki ve ağaçları ile toprağı örten bahçe anlamına geliyor.

Bilindiği gibi Hz. Adem ve Havva’da cennette rahat ve huzur içinde yaşıyorlardı. Buradan şu tür bir mecaza, benzetmeye gitmek mümkün diyebiliriz.

İnsan ve canlılar çok büyük ölçüde ağacın ya da benzer bitkilerin yer aldığı bir ortamda rahat ve mesut bir biçimde yaşama imkanına sahiptirler.

Neden?

Bir kez ağaçlar ve bitkiler yeryüzünün nefes alıp veren akciğerleri mesabesindedirler.

 

Havaya bol miktarda oksijen salarlar. Bu yolla hayat mümkün olur ve sürgit hale gelebilir.

Hatta öyle ki dünyanın ilk evrelerinde bol miktarda eğrelti otları vardı. Bunlar çok büyük miktarda oksijen pompalıyorlardı. Atmosferdeki oksijen oranı 20’lere varınca, bu bitkiler dinozorlar tarafından bitirildi.

Kaldı ki fotosentez aracılığı ile yeşil bitkiler sürekli oksijen yayarlar. Bu da hayat için çok elzem bir şeydir.

Hatta öyle ki kimi kez atmosferdeki oksijen oranı azaldığı vakit, kuzeydeki tundralar üzerindeki karların bir miktar erimesi, yada dökülmesi sırasında bu oran yeniden normal oranına yükseltilir.

İş bununla kalsa iyi, ağaçlı bölgeler bol miktarda yağmur çekerler. Yağmur tabiata bir canlılık verir. Yeryüzündeki su kaynaklarını besler. Böylelikle insanoğlunun su kullanma imkanına karşılık verir. Su kaynakları insanoğlunun temiz su içmesine imkan hazırlar.

Bitkiler, tohumlar beslenir. Yani hayata bir dem verilir.

Daha da önemlisi ağaçlar erozyonu önler. Ağaçlı olan bir bölgede toprak kayması, toprak kaybı hemen hemen hiç yok gibidir.

Hayrettin Karaca’nın ifadesine göre Türkiye her yıl Kıbrıs ölçeğinde bir toprak kaybına seyirci kalmaktadır.

Gün be gün ekilecek alanlar, ürün verecek topraklar azalmakta ve bu da yine artan insan popülasyonuna yetecek miktarda besin sağlamak gibi bir şeyi riske etmektedir.

Bir yandan büyüyen teknolojinin getirdiği yeni alanlar açmak, şehirleşmenin getirdiği karmaşık ve problemli pürüzler yüzünden yeşil alanlar git gide azalmakta, bu da beraberinde hiç hoşa gitmeyecek, insanı nefes alamaz hale getirecek bir atmosfere neden olmaktadır.

Uzun yıllardan beri yapıla gelen çevre konferansları ve bunun sonucunda alınan bir takım kararlarla atmosferin bir türlü temiz ve dengeli kalmasını sağlayamamış, iklimler bu yüzden çok büyük ölçeklerde bozulmuş, yağan yağmurlar büyük sel felaketlerine yol açmıştır.

İnsan medeniyeti büyük kertede doğaya hakim olmak gibi bir saike bağlamış, ne ki doğaya hakim olayım derken doğayı bozmuş, doğal seyrinde süre giden doğa olayları rayından çıkmış, yeşil araziler elden çıkarken toprağın yapısı, dokusu bir yandan bol miktarda yapılan ilaçlamalar ile öte yandan humuslu toprak dediğimiz özel toprak yapısı git gide kaybolmaktadır.

Bu da hoş bir şey değil.

Fatih Sultan Mehmet “Bir ağaç kesen kimsenin başını keserim” derken, Peygamber Efendimiz(s.a.s.) “Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizde ki ağaç fidesini dikiniz” derken her halde bu sözleri yok yere etmiyorlardı.

Öte yandan orman, ağaçlık bir çok hayvanın, hayvan türünün barındığı ve bu süre zarfında orada ürediği, çoğaldığı alanlar.

Biz yeşili ortadan kaldırırsak bu hayvan türleri, kuşlar, böceklerde git gide yok olacaklardır.

Ekolojik denge bozulacak ve bunun sonucunda da birçok tehlike ve zarara maruz kalabileceğiz.

Daha ilginç bir detayda var. Peki ağaçlardan meydana gelen kağıt sanayi ne olacak.

Bugün medeni bir ulusun ölçü birimlerinden biri kullanıldığı kağıt miktarı ile ilgili. Yalnız bildiğimiz kağıt değil, bütün türevleri: karton, mukavva v.s v.s. Bugün mukavvanın kullanılmadığı alan yok. Artık ambalaj sanayinden, ilaç kutularına kadar uzanan devasa bir saha.

Peki ev mobilyaları?

Yani sözün kısası hayat ağaçlar, yeşil alanlar ortadan kalktıkça hayat felç.

Birçok yangın sonucu koca ormanlık alanlar kel gibi kalıyor.

Yapılan bir piknik sonucu orada bırakılan ateş, yere atılan bir sigara izmariti, bir cam kırığı hemen alevlenip koca ormanın yok olmasına sebep oluyor. Biraz dikkat ve özen bu tehlikeyi bertaraf etmeye yeter. Diyelim ki mani olamadınız, o zaman derhal yerine yenilerini dikip orayı yeniden eski haline getirmek bize çok şey kazandıracaktır.

Hatta öyle ki kazanacağımızı düşündüğümüz şeylerden daha çok kazandıracaktır.

Kuşlar, böcekler hepsi yine bizimle olacaktır.

             

 

 
Etiketler: HAYAT,, AĞAÇLAR, VE, BİTKİLER,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Aralık 2017
YAŞAMAK BİR SANATTIR, YAŞAMI KALİTELİ KILMAK GİBİ BİR DERDİNİZ VAR MI?
20 Aralık 2017
GENLER ÜSTÜNE YAPILAN ARAŞTIRMALAR VE KUANTUM FİZİĞİ İLE HAYATA BAKMAK
20 Aralık 2017
ANA TANRIÇADAN BU GÜNÜN KADININA VE ŞİDDET
05 Aralık 2017
BİR AYDINLANMA OLARAK İSLAM
29 Kasım 2017
YANLIŞ YA DA EKSİK BİLGİ İLE DOĞRUYA ERİŞİLMEZ
27 Kasım 2017
ATATÜRK’Ü DOĞRU ANLAMAK, ANLAMAYA ÇALIŞMAK
27 Kasım 2017
ATHANATO VERMENİN HAZZI
07 Kasım 2017
İZNİK Mİ? GÜZEL, ÇOK GÜZEL
31 Ekim 2017
VEFASIZLIK, KADİRBİLMEZLİK
30 Ekim 2017
SÖZCÜKLERİN, DİZELERİN DANSI
17 Ekim 2017
AKLIN FETİŞİZMİ
04 Ekim 2017
PROF. DR. ŞERİF MARDİN
04 Ekim 2017
GÖMÜ
25 Eylül 2017
BİR GARİP ORHAN VELİ
25 Eylül 2017
ARDA BOYLARINDA AH! RUMELİ
07 Eylül 2017
TAZE SİMİT, GEVYAK!
17 Ağustos 2017
İSTİKLAL CADDESİ / ÇARK CADDESİ
09 Ağustos 2017
İNSAN VE SU
01 Ağustos 2017
BEYNİMİZ VE SİNİRLERİMİZ
28 Temmuz 2017
ABE KIZAN BİZ EDİRNE’DEYİZ BEYA!
17 Temmuz 2017
AK SAÇLI BİLGE ADAM
12 Haziran 2017
Okul İnsanı Aptallaştırıyor Mu ?
30 Mayıs 2017
HAYATTA KİMDEN VE NASIL BİR ŞEYLER ÖĞRENDİM
20 Mayıs 2017
Bilgi ile iyileştirme: Bibliyoterapi
20 Mayıs 2017
ZİHNE / ZEKAYA SUÇ İŞLETMEK
03 Mayıs 2017
OĞLUMA MEKTUP
25 Nisan 2017
İSLAM EKONOMİSİ
18 Nisan 2017
SÜMERLER
03 Nisan 2017
BENİM KOCAMAN BİR DERDİM VAR
21 Mart 2017
KIZIMA MEKTUPLAR
15 Mart 2017
HAYAT KADINLA GÜZELDİR, HAYATI GÜZELLEŞTİREN DE KADINDIR
01 Mart 2017
PSİKİATRİ / TERAPİ İNSANI TANRILAŞTIRIYOR MU ?
27 Şubat 2017
HAYATA SAYGI
06 Şubat 2017
ODERNİTE, POST MODERNİZM VE BAUMAN
06 Şubat 2017
KONT
06 Şubat 2017
AZİZ İSTANBUL
07 Aralık 2016
FİKRET MUALLA’YI VE BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NU NEDEN SEVİYORUM
22 Kasım 2016
EKŞİ ELMALAR
14 Kasım 2016
İnsan Bu Meçhul…
14 Kasım 2016
SANAT İYİLEŞTİRİR, SAĞALTIR
11 Kasım 2016
İnsan Bu Meçhul…
31 Ekim 2016
EN BÜYÜK SANAT YAŞAMAKTIR
22 Ekim 2016
Ne Diyelim Ki?
22 Ekim 2016
YAHU EVRENİN TEMEL KANUNU SEVGİDİR…
22 Ekim 2016
DÜŞÜNELİM BİR KEZ ZORUN NE?
22 Ekim 2016
Neden Seviyoruz / Gökçeadayı Niçin Sevdim
Haber Yazılımı